“Ama büyük bir suç, aynı zamanda büyük bir iyiliktir de, öyle değil mi?”

Şeytan’ın Günlüğü

Bu fikir şeytanın bile aklına gelmez deriz ya, hani sen şeytanın vücut bulmuş halisin gibi benzetmeler kullanırız. Leonid Andreyev’e göre durum böyle, asıl şeytan insanlar, şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri yapan insanoğlu.

Bir gün cehennemde sıkılan şeytan, dünyaya inmeye karar verir ve bir amerikalı milyarder olan Henry Wandergood’un vücudunu kullanır bu eylem için. Aradan günler geçer, bir roma seyahati sırasında gece vakti bir eve sığınması gerekir iblis kahyası Toppi ile beraber. (İblis de aynı şekilde farklı bir insanın vücudunu kullanmaktadır.) Bu evde sürekli kitap okuyan, düşünen bir adam yaşıyordur ismi Magnus’dur ve sohbet etmeye başlarlar. Bu sohbetler sırasında birçok farklı konu da ters düşer ve tartışırlar. Şeytan tam anlamıyla hümanisttir, insanları çok sever ve onlara sonsuz güvenir. Ev sahibimiz tam tersi, insanlardan nefret eder ve onlara asla güvenmez. Hatta bu nefretini şu sözlerle dile getirir.

“bu kitapları okuyorum, ama tek bir nedenle: İnsandan nefret etmeyi, onu aşağılamayı öğrenmek için!”

Bir de bu ev sahibi Magnus’un inanlarla ilgili şöyle bir tezi var.

“Düşünsene: doğurduğun her üç çocuktan biri katil, öbürü kurban, üçüncüsü ise yargıç ve cellat olur. Her gün katilleri öldürürler, her gün de yeni katiller doğar; her gün katiller vicdanını öldürür, vicdanı da katileri idam eder; sonuçta ikisi de varlığını sürdürmektedir: Katiller de vicdan da.”

Ardından şeytan bir talepte bulunur. Bu sırada tabii ki kahyası Toppi dışında kimse şeytan olduğunu bilmiyordur amerikalı milyarderin. Şeytan, “bana insanları tanıt, yaşamayı öğret, insanları öğret”

Magnus, tam anlamıyla şeytanın vücut bulmuş halidir, şeytan görse ki zaten karşısında oturmuş onu izliyor hayretler içinde kalırdı. Magnus o kadar kurmak kötü kalpli bir insandır ki şeytanı bile kandırdı tam manasıyla pabucunu ters giydirdi. Savunması da şudur “ben sana insanları ve insan olmayı öğrettim” dolandırılma ve küçük düşürülmeye dayanamayan şeytan sinirlenir ve kimliğini açıklar. İlk başta herkes dalga geçse de bir süre sonra bir şüphe oluşur inanların kafasında. Ama kurnaz ve dolandırıcı olan Magnus, bu durumda bile şeytanı aşağılamaya devam eder.

“Eğer şeytansan da buraya gelmek için epey geç kaldın. Anlıyor musun? Zaten neden geldin ki buraya? Dediğin gibi oyun oynamaya mı? İnsanları yoldan çıkarmaya mı? Biz insancıklarla dalga geçmeye mi? Bizi istediğin müzikte dans ettirebileceğin adice bir oyun uydurmak için mi? Öyleyse epey geç kalmışsın. Çok daha önceleri gelmen gerekiyordu, artık dünya olgunlaştı, senin yeteneklerine muhtaç değil.”

İnsanlar, öyle bir raddeye gelmiş ki artık şeytanı bile kandırabiliyorlar. Leonid Andreyev göre asıl şeytan insan, asıl kötülüğü insanlar yapıyor ve bunu önüne geçemiyoruz. Kötü olmak isteyen bir insanı durduramıyoruz. İnsanlar kötü olmak istiyor ve oluyorlar da hem de en kötüsü.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön