Cillian Murphy’nin Oynadığı En İyi 8 Film

8-Zamana Karşı (In Time)

Konusu: 25 yaşına gelen insanların, yaşlanmayı durdurmak için var güçleriyle çalışmak zorunda olduğu bir gelecekte geçen filmde, zaman gerçekten para ve güç demek.
Will Salas (Justin Timberlake), bir hata sonucu cinayetten hüküm giyer ve hapishaneden kurtulmak için tek şansı gerçek yüzünü gördüğü sistemi çökertmektir. Zira zamanın rahatlıkla satın alınabildiği bu sistemde zenginler sonsuza kadar genç kalarak yaşarken fakir ve güçsüz olan ise ölerek, elenir. Üstelik kendi yaşayamadıkları yıllar başkalarının hayatlarına eklenir. Güçs üz olanlar sadece bir gün daha hayatta kalabilmek için ‘zaman’ dilenir, ödünç alır hatta bazen zamanı çalar. Will Salas ise bütün bu yozlaşmış sisteme karşı baş kaldırır…

Başrollerini son dönemde müzik çalışmalarına ara veren ve sinemaya yönelen Justin Timberlake ile yeni Scarlett Johansson olarak anılan Amanda Seyfried’in paylaştığı filmin yardımcı oyuncu kadrosunda ise Olivia Wilde, Alex Pettyfer, Cillian Murphy gibi isimler var.

Bu film için fazla söze gerek yok. Eğer bilim kurgu seviyorsanız, aklınızı kaçıracağınız bir film.

7-Evrim (Transcendence)

Konusu: Dr. Will Caster, büyük buluşlar yapmış, şimdilerde ise bir önemli yapay zeka projesini yürüten bir bilimadamıdır ve bu nedenle teknoloji karşıtı birtakım radikal grupların tepkisini çekmektedir. Nihayetinde bu kişilerin istedikleri teknolojik yardımı yapmadığı için bir terörist grubun saldırısına uğrar ve cinayete kurban gider. Kendisi gibi bilim adamı olan eşi Evelyn, Will’in beynini gelişmiş bir süperbilgisayara entegre eder. Will’in bedeni ölmüştür ama beyni eşiyle yeniden iletişime geçer. Dahası Will, bağlı olduğu bilgisayardan internet aracılığı ile tüm dünyayı yaklaşan terörist tehlikeye karşı uyarmaya başlar. Fakat terörist grup Will’in hala hayatta olduğunu fark edince, super-bilgisayarı yok etmek için harekete geçerler…
Yönetmenliğini Wally Pfister’ın üstlendiği filmin senaryosu Jack Paglen’e ait. Başrol ise bu türde görmeye alışık olmadığımız bir isim olarak Johnny Depp.

6-Özgürlük Rüzgarı (The Wind that Shakes the Barley)

Konusu: 1920’li yılların ortaları… İrlanda, halen İngiltere’nin bir parçası ve koloni olarak varlığını sürdürmektedir. İngiliz askerlerin İrlanda halkına yaptığı eziyetler de halan dinmemiştir. Damien bu vahşete şahitlik eden binlerce insandan biridir. Bir süre sonra kendisini bu şiddete karşı bir şeyler yapmak zorunda hisseder. Bunun üzerine İrlandalı cumhuriyetçilerin yanına gider. Ancak barış ve barışın getireceği yeni acılar yakındır.
Ken Loach’un son dönemde çektiği en önemli filmlerden biri olan Özgürlük Rüzgarı, 2006 yılında Cannes’da Altın Palmiye’nin de sahibi olmuştu.

5-Denizin Ortasında (In the Heart of the Sea)

Konusu: Charles Leavitt’in imza attığı senaryo, Nathanial Phillbrick’in aynı adı taşıyan romanından beyazperdeye taşınıyor. 1820 yılında Nantucket isimli balina avlamakta olan bir geminin, dişli bir İspermeçet balinasının saldırısı sonucunda parçalanmasını konu alan film, Pasifik Okyanusu’nun kalbinde yaşanan bir hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Sadece 8 kişinin canlı olarak kurtulduğu bu olay, daha sonra ünlü yazar Herman Melville’in doğuracağı Moby Dick efsanesine de ilham veriyor. Geçtiğimiz yıl Zafere Hücum filmiyle bir kere daha izleyicinin kalbini kazanan Ron Howard’ın kamera arkasına geçtiği film, ünlü yönetmen ile karizmatik aktör Hemsworth’ün ikinci iş birliği. Filmde aynı zamanda Cillian Murphy, Brendan Gleeson, Ben Whishaw ve Tom Holland gibi isimler yer alıyor. Filmin senaryosu Charles Leavitt’e, hikayesi Charles Leavitt, Rick Jaffa ve Amanda Silver’a ait.

4-Anna

Konusu: Anna, işinde oldukça başarılı olan suikastçı bir kadının hikayesini konu ediyor. Anna Poliatova, temelde bir suikastçıdır ama asla normal bir suikastçı değil. Onun çarpıcı güzelliğinin altında altında dünyanın en korkulan hükümet suikastçılarından biri yatar. 24 yaşında olan Anna’nın kim olduğunu ve içinde kaç kadın saklandığını kimse bilmemektedir. Genç kadın, Moskova’da pazardaki sıradan bir satıcı mı, Paris’te yaşayan bir model mi, yozlaşmış bir polis mi, yoksa sadece zorlu bir satranç oyuncusu mu? Onun gerçekte kim olduğunu bilmek için oyunun sonuna kadar beklemek gerekecektir.

3-Dunkirk

Konusu: Christopher Nolan’ın 2. Dünya Savaşı’nın kaderini belirleyen olaylardan biri olan Dunkerque Tahliyesi’ni konu edinen filmi, yüz binlerce İngiliz ve müttefik askerlerinin, düşman askerleri tarafından etrafının sarılması ile başlar.

Arkaları deniz olan bir yerde sıkışan askerler, düşman saldırısına karşı çaresiz bir durumda kalırlar. Başrollerinde Mark Rylance, Kenneth Branagh ve Tom Hardy’nin yer aldığı filmin kadrosunda ayrıca Jack Lowden, Aneurin Barnard ve ilk kez film deneyimini yaşacak olan Fionn Whitehead ile Harry Styles da yer alıyor. Filmi kendi senaryosundan uyarlayacak olan yönetmene yapımcılık koltuğunda da Emma Thomas eşlik ediyor.

2-Batman Serisi (Kara Şövalye Üçlemesi)

Konusu: Kara Şövalye’de Batman’in girişini müjdeleyen ilk çekim, yönetmen Christopher Nolan’ın süperkahraman türüne getirdiği orijinal dengeyi özetliyor. Sahte Batman’lerin engellediği bir uyuşturucu satışı (O uyuşturucuyu kimin sattığını Batman hayranları kolayca tahmin edebilir) sırasında gerçek Batman, kötü adamlardan birinin silahını tutar ve silahın ucunu bozar. 30’lu yılların eski Superman çizgi serilerinden beri türün baştacı olmuş, on yıllardır parodisi yapılmış bir klişe. Fakat ikinci izleyişte gözüme çarpan bir detay çekimi, Batman’in avucunda sert objeleri kırmasını kolaylaştıran gizli bir metal mekanizmayı gösteriyor.Nolan’ın Batman’i işte bu iki yaklaşımın mükemmel bir buluşması. Her süperkahraman hikayesinin yaptığı gibi iyi ve kötü arasındaki bitmez tükenmez savaşı mitolojik boyutlarda incelerken aynı zamanda karanlık, sert ve gerçekçi bir dünya yaratıyor.

1-Başlangıç (Inception)

Konusu: Başlangıç, doğaüstü ve büyülü gerçekçi tonları, bilim kurgu ve fantazmatik sinema estetiği ile harmanlayan ilginç senaryosuyla, Leonardo DiCaprio’nun üst düzey performans sergilediği değişik bir film. Bu yapımda sanatçı, çok yetenekli bir hırsız olan “Dom Cobb ” ile karşımızda. Uzmanlık alanı, zihnin en karanlık ve savunmasız olduğu rüya görme anında, bilinçaltının derinliklerindeki değerli sırları çekip çıkarmak ve onları çalmaktır. Cobb’un bu nadir insanlarda görülebilecek yeteneği, bu ender rastgelinebilecek mahareti, onu kurumsal casusluğun tehlikeli yeni dünyasında aranan bir oyuncu yapmıştır. Aynı zamanda bu durum onu uluslararası bir kaçak yapmış ve sevdiği herşeye malolmuştur. Cobb’a içinde bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlayacak bir fırsat sunulur. Ona hayatını geri verebilecek son bir iş; tabi eğer imkansız ?başlangıç’ı tamamlayabilirse. Mükemmel soygun yerine, Cobb ve takımındaki profesyoneller bu sefer tam tersini yapmak zorundadır; görevleri bir fikri çalmak değil onu yerleştirmektir. Eğer başarırlarsa, mükemmel suç bu olacaktır.

Bonus-Peaky Blinders

Konusu: Daha yeni Birinci Dünya Savaşı’ndan çıkmış olan İngiltere’de yasalara aykırı hareket eden ve faaliyet gösteren çeşitli çeteler oluşmuştur. Bu çetelerin biriside at yarışı ve soygunculukla para kazanan Peaky Blinders çetesidir. Kanun görevlilerine yani polislere rüşvet vererek arkasını temizleyen çete bir soygunda ufak bir yanlışlık yapar ve sonrasında başlarına bela olacak bir müfettişin şehre görev için gelmesine neden olurlar.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön