The Platform

“3 tür insan vardır. Yukardakiler, aşağıdakiler ve düşenler”
İşte bu şekilde başlıyor The Platform. Filmin başında, özenle hazırlanmış, en ufak detaylara bile dikkat edilmiş yemekler görüyoruz. Ardından ana karakterimiz Goreng gözlerini acıyor ve etraf incelemeye başlıyor. Sonu görünmeyen bir delik, her katta 2 kişi var. (bazı değişkenler hariç) birinci kattan bir platformun üzerine yerleştirilen yemekler her katı ziyaret ederek en sonra kadar geliyor. İlk 50 katın yemek yemesi mümkün. Geriye kalan onlarca kat açlıktan delirme raddesine geliyor ve insanlığın gerçek yüzü bu delikte gözler önüne seriliyor. Kimse ihtiyacı kadar yemek yemiyor. Eğer herkes ihtiyacı kadar yemek yerse yemekler en sona kadar ulaşacak. Ama insanlar gene açgözlülüğünü konuşturuyor.

Kendi yemek yedikten sonra masada tepinenleri, üzerine tuvaletini yapanları ve bunun gibi iğrençlikler içinde platform aşağı kadar İniyor. Bu filmin bu kadar ilgi görmesi ve popüler olması tesadüf değil. Platform filmi tamamen gerçekleri anlatıyor. Yaşadığımız dünyadaki sistemi ve yozlaşmayı… Biraz dikkatli izlediğinizde, olan her şeyin yaşadığımız dünyada karşılığı olduğunu göreceksiniz. Delik insanları aç gözlülükten kurtarmak ve sadece kendi için değil diğer insanlar için de yaşamayı öğretmeyi amaçlayan bir sistem. Ama sitem bozulmuş ve bir işkence deliğine dönüşmüş.


Örnek olarak 20. katı ele alalım alalım 20. kattaki insanlar 21. kattaki insanlarla muhatap olmuyor, konuşmuyor. Konuşsa bile dalga geçiyor. 19. kattaki insanlar da 20. kattaki insanlarla konuşmuyor. Böyle bir kısır döngü içerisinde herkes. Hiyerarşi hat safada. Katlar her ay değişiyor ve rastgele şekilde sıralıyorlar. Tıpkı doğum gibi… Nerede doğacağımızı seçemiyoruz. Delikteki insanlar da kaçıncı katta olduklarını seçemiyorlar. Yemeğin ulaşmadığı kartlarda insanlar birbirini yiyor. Film sana söyle bir soru soruyor eğer ölecek kadar aç kalsaydın birini öldürür müydün? Yaşamak için başkasının hayatına son verir miydin? Bunun gibi tonlarca sistem eleştirisinin olduğu bu film çoğu insan tarafından “sonu yok” şeklinde eleştiriliyor. Filmin sonuna kadar bazı şeyleri birbiriyle eşleştirdik. Kendi dünyamıza yansıttık. Peki aslında dünyamızda da bu varsa, aslında bu sistem şu an ki dünyamızsa ve bunun bir sonu yoksa?

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön